Türkçe (Türkiye)English (United Kingdom)

AÇIN KAPILARI - Kültür Başkenti’nin misafir kültürünü görelim

There are no translations available.

Yıllardır Avrupa Birliği’ne girmek için sırada bekleyen Türkiye, Birlik’in sınırları ile çevrili büyük hapishanenin kapısında, üstüne düşen jandarmalık görevini layığıyla yerine getiriyor.

Egemen güçlerin neden olduğu savaşlardan, ekonomik, sosyal ve ekolojik yıkımdan kaçan göçmenler, daha iyi bir yaşam kurmak için ölüm riskini göze alarak sınırları aşmaya çalışıyorlar.

Üçüncü ülkelerden Avrupa’ya gitmeye çalışan bu göçmenler, Türkiye’de hukuksuz bir temele dayanan ve “misafirhane/geri gönderme merkezi” olarak tanımlanan, adı konmamış hapishanelerde çok kötü şartlarda kapatılıyorlar.

Bunların en büyüklerinden biri de, ‘2010 Avrupa Kültür Başkenti’ unvanını alan İstanbul’un, tarihi yarımadasında bulunan Kumkapı Göçmen Misafirhanesi.

Göçmenler, yasal sınırı belirlenmeyen ve bir yıla kadar uzayan sürelerde tutuklanıyorlar.

Tutuklanmaları hakkında bilgilendirilmeden, ne kadar zaman için kapatılacaklarını bilmeden, hukuki yardım imkanları olmadan, temel sağlık hizmetlerinden yoksun biçimde ve insani koşulların çok dışında kalabalık hücrelerde yaşamaya mahkum ediliyorlar.

Kapatılmaktan kurtulup, kaçak biçimde Türkiye’de yaşayan göçmenler de, sadece ekonomik ve sosyal riskler altında değil, can güvenlikleri bakımından da büyük bir zulüm görüyorlar.

Bunlardan son yaşanan örneklerden biri, evde bebek bakıcısı olarak çalışan Türkmenistan uyruklu bir kadının, üç gün önce Mecidiyeköy’de devriye gezen 3 polis tarafından yaşadığı şiddettir.

Pasaportsuz olduğu ortaya çıkınca, polisler tarafından alıkonulup, yasal işlemler yapılmadan bir eve götürülen kadının anlattıkları tam anlamıyla insanlık dışıdır.

Bir polisin tecavüzüne uğradığını iddia eden kadın, aynı zamanda 100 TL parasının ve cep telefonunun da gasp edildiğini söylemektedir.

Şişli Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunan Türkmen kadın, polisler aleyhine gasp ve tecavüzden dava açmıştır.

Ancak bu kadın hak arama sürecini burada takip edemeyecektir ve şimdi sınırdışı edilmek üzere Kumkapı Göçmen Misafirhanesi’ne yerleştirilmiştir.

Bu olay dahi, AB fonlarıyla İstanbul’un tarihi binalarının dış yüzlerini temizleyerek Avrupa kültür mirasına katkı yapan Türkiye’nin, göçmenlere yarattığı gaddar koşulların bir kanıtıdır.

Avrupa, kültür ve sanata verdiği yüksek önemi, göçmenlerin insanca yaşama koşullarına göstermeyerek tam bir ikiyüzlülük örneği sergiliyor.

Türkiye ise her fırsatta misafirperverliği ile övünen bir ülke olmasına rağmen, ‘misafirhane’ adında kullandığı merkezlerde Avrupa’ya göçü durdurmaya çalışarak, alınmadığı Topluluk’a şirin gözükme çabasında.

Bir şekilde kaçak yaşamayı başaran göçmenlerse, her türlü şiddet riskiyle karşı karşıya.

Ayrımcı kültürün şık salonlara sığmayan neşesi, şimdi de ‘Kültür Başkenti’ etkinlikleri çerçevesinde İstanbul’da normal koşullarda ziyaret edilmesi mümkün olmayan tarihi ve mimari öneme sahip binaların “Açık Kapı Festivali” adıyla 22-30 Mayıs arasında ziyaret edilmesini içeriyor.

Bizler, herkesin koşulsuz serbest dolaşım hakkına ve istediği yerde yaşama özgürlüğüne sahip olduğunu savunan Göçmen Dayanışma Ağı ve Avrupa ile çevresindeki göçmen kampları üzerine çalışan Paris merkezli bir aktivist ağı olan Migreurop olarak birlikte Kumkapı Misafirhanesi’nin de kapılarının açılmasını istiyoruz.

Çok övünülen konukseverliğinizin gerçekten ne demek olduğunu açıklayın istiyoruz.

Gurur duyduğunuz kilise ve camilerinizin tam ortasında kalan bu merkezdeki insanların, hangi şartlar altında yaşadığını gösterin istiyoruz.

Kültürünüzün ikiyüzlülüğünü cümle âleme ifşa etmek istiyoruz.

Bizler, hemen yanı başımızda sessiz bir işbirliği ile devam eden bu zulmün suç ortağı olmak istemiyoruz.

Bizler; sınırsız, ulussuz, sürgünsüz, özgür bir dünyada yaşamak istiyoruz.

Biliyoruz ki kimse nedensiz kaçmaz;

Hepimiz göçmeniz; buradayız, kalacağız, yaşayacağız.

 

GÖÇMEN DAYANIŞMA AĞI

www.gocmendayanisma.org

This e-mail address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it

 

Facebook'ta paylaş

gocmenhaklari