Geçen hafta gündeme gelen Türkmenistanlı kağıtsız bir göçmen kadının polis tecavuzune uğradığı iddasinın ardından kadının ifadesini geri çekmesi ve sınırdışı edilmesiyle sonuçlanan cinsel şiddet vakasıyla birlikte kadın göçmenlerin yaşam ve çalışma koşulları konuşulmaya ve tartışılmaya başladı. Türkiye'de ağırlıklı olarak ev işi, bakım ve hizmet, seks ve tekstil sektörlerinde her türlü güvenceden yoksun çalışan, ayrımcılığa uğrayan, her an sınırdışı edilme tehditi altında yaşayan ve polis şiddetine maruz kalan göçmen kadınların sorunlarını konuşmak, beraber bu konuda yapabileceklerimizi tartışmak için 12 Haziran Cumartesi günü saat 17.00'da Barış için Kadın Girşimi'nin yeni mekanında buluşuyoruz.
Tüm kadınları bekliyoruz.
Göçmen Dayanışma Ağı ve Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu
Tarih:12 Haziran Cumartesi
Saat 17.00
Yer: Barış için Kadın Girşimi
Nane Sokak. No: 18 Beyoğlu(Ağacami arkası, sağdan üçüncü sokak)
CİNSEL ŞİDDETE KARŞI KADIN PLATFORMU
Türkiye çapında, 1990’lardan bu yana kadına yönelik şiddetle mücadele eden çeşitli örgütlerinin üye olduğu platform; cinsel şiddetle feminist yöntemlerle mücadele etmek: Farkındalık yaratmak/arttırmak, kamuoyu ve caydırıcılık oluşturmak; cinsel şiddete maruz kalan kadınların (ve çocukların) emniyet ve sağlık kuruluşları ile adli makamlardaki iş ve işlemlerinin en iyi şekilde gerçekleşmesi için cinsel şiddet kriz merkezlerinin kurulmasını sağlamak; cinsel şiddete karşı kadınlar arasında dayanışma ağları oluşturmak için çalışıyor.
http://www.cinselsiddetekarsikadinplatformu.org/
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız





Günlük hayatımızda varlıklarından habersiz olduğumuz göçmenler "misafirhane" adıyla var olan yerlerde hapis tutuluyorlar. Göçmen Dayanışma Ağı 14 Mart'ta Türkiye'deki "misafirhane"lerin durumuna dikkat çekmek için Kumkapı Yabancılar Misafirhanesine İade-i Ziyaret'te bulunacak.
Dünyada bir hayalet kol geziyor - göçün hayaleti. Para ve mallar sınırsız dolaşırken, insanların sınırları serbestçe geçmesini bir tehdit olarak gören devletler göçmenleri hapis koşullarında kapatmaktan beis duymuyor. Ne de olsa, doğudan batıya, kuzeyden güneye hiç anlaşamaz denilen hükümetler arasında bile bu konuda bir uzlaşma sağlanmış halde. Devletlerin ifadesiyle “davetsiz misafirlerin” kapatılması giderek yaygın bir uygulama halini almış durumda. Oysa onlar suçlu değil, sadece daha iyi bir yaşam umuduyla tüm sevdiklerini geride bırakmayı, yol boyu ölümle burun buruna gelmeyi göze almış insanlar.

